14 Temmuz 2026 Salı

Sinema Ruznamesi: Cam Sehpa ya da Duvarda Asılı Tüfek


Kitaplardan, internetten methini duyduğun bir filmi sanki Allah'ın emriymiş gibi mutlaka izlemeliyim dersin, notunu alırsın, netten indirip bilgisayarına kaydeder hazırda tutarsın, fakat niyeyse hep ertelersin izlemeyi, haftalar geçer, bazen aylar geçer, erteledikçe yorulursun, film durduğu yerde sanki her geçen gün tazeliğini, güzelliğini kaybeder ve yaşlanır, fırsatını bulup izlediğinde de niye bu kadar beklemişim diye kendine esef edersin. 

Bazı filmlerden ise hiç haberin yoktur, göktaşı gibi birden önüne düşer, bekletmeden hemen izlersin ve neye uğradığını şaşırırsın. Bu yılın Şubat ayında vizyona giren Cam Perde (2025) işte böyle göktaşı etkisinde bir film. Dün akşam Youtube'da gezinirken birden önüme düştü. İzledim. Neye uğradığımı şaşırdım. Can Evrenol'un yönettiği, Alper Kul ve Algı Eke'nin başrollerde oynadığın filmi tuhaf ve ilgi çekici kılan, türler arasında gezinerek seyircinin kafasını karıştırması. Komedi, dram ve gerilimin, absürd bir karışımı. Gerilimin gerisinde komedi, komedinin yanında dram, dramın içinde gerilim. Hepsi bir arada. Gülmeli mi, ağlamalı mı, üzülmeli mi, korkmalı mı, kaygılanmalı mı, ne yapmalı, hangisinde karar kılmalı? Seyirciyi acaba ne olacak şaşkınlığı içinde birbirine zıt duygular içinde bocalatan bir doksan dakika. Belki bu yüzden, film seyirciyi ikiye bölmüş. Yorumları okuduğumda gördüm ki, ya çok beğenen var ya da hiç beğenmeyen. Ortası yok. Ben, iyi ki izlemişim diyenlerdenim. Kesinlikle farklı bir sinemasal deneyim. 

Cam Sehpa, Caye Casas'ın yönettiği La mesita del comedor (2022) isimli İspanya filminden uyarlanmış. Aslını da, hemen peşi sıra izledim. Aslı ile kopyası arasında hangisi daha iyiydi kıyaslamasını gereksiz buluyorum. İkisi de, seyircide yaşatmak istediği duygu bombardımanını ve karışımını yaşatmada başarılı. Can Evrenol, bir uyarlama yapmış, birebir aynen kopyalamamış. İspanya ile Türkiye arasındaki toplumsal farklılıklardan dolayı, doğal olarak, kopyası aslının aynısı değil. Aslında misafirlere şarap ikram ediliyor, kopyasında yemekte biber dolması var. Aslında bebeğin annesi seküler, kopyasında başörtülü, muhafazakâr. Aslında -filmlerin komedi boyutunu taşıyan- komşu kızı 13'ünde ergen, kopyasında 17'sinde genç. Aslında sevgilisini hamile bırakan amca evleneceklerinden söz etmiyor, kopyasında mutlu haber verildikten sonra nikah ve düğünden söz ediliyor. Aslında sehpa satıcısı eşcinsel bir erkek, kopyasında sehpa satıcısı nemfoman bir kadın. Kopyadaki değişikliklerin gerekli ve isabetli olduğu çok açık.   

Cam Sehpa (2025) ve La mesita del comedor (2022) filmlerinden bana düşen pay: Evle ilgili kararları mutlaka kadınlara bırakmalı, erkekler sadece eşlerinin kararlarını uygulamalı, bir kez de benim dediğim olsun dememeli. İtaat et, rahat et! Ayrıca sehpa dediğin ahşap olmalı, cam sehpa Anton Çehov'un duvarda asılı tüfeği gibi. Allah korusun!