2 Ekim 2026 Cuma

HUKUK EĞİTİMİNDE DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ ÜZERİNE DÜŞÜNCE VE ÖNERİLER

 

HUKUK EĞİTİMİNDE DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ ÜZERİNE DÜŞÜNCE VE ÖNERİLER[1]

ÖNEMLİ NOT: Aşağıda okuyacağınız öneriler kesinlik arz etmemekte, öğretim üyesinden öğretim üyesine değişkenlik gösterebilmektedir. Fakat bu önerilerin hepsi başarılı hukuk öğrencileri tarafından denenmiş ve olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Bu yazı, hukuk eğitimine yeni başlayan öğrencilere yol göstermek amacıyla hazırlanmış mütevazi öneriler demetinden ibarettir.

I. Neden hukuk eğitiminde ders çalışma yöntemleri? Hukuk fakültesine yeni kayıt yaptıran bir öğrenci, özellikle fakültenin ilk dönemlerinde çok ağır bir bunalım yaşamaktadır. Üniversite hayatının lise ortamından farklı olması, farklı bir şehirde bulunma, aileden uzak olma gibi durumların dışında hukuk eğitiminin kendine özgü yapısı da bazı sorunlara neden olmaktadır. Lise eğitimi sırasında, hukuk eğitiminde görülen derslerle bağlantılı herhangi bir konunun işlenmemiş olması, hukuk öğrencisini ne yapacağını kestiremez durumda bırakmaktadır. Bu nedenle öğrencilerin iyi bir hukuk eğitimi almaları için ders çalışma yöntemleri hakkında yol gösterilmesi gerekmektedir. Bu metin bu amaçla hazırlanmıştır.

II. Derse gelirken yapılması gerekenler: Derse gelirken yüzeysel dahi olsa o gün anlatılacak konunun çalışılması başarı grafiğini artırır. Derse bu şekilde gelen öğrenci böylece dersten sıkılmaz, dersi daha istekle dinler ve derse devamı artar. Anlayamadığı noktaları dersin hocasına sorma imkanı bulur. Derse gelmeden önce bir kez kabaca bile olsa okunan ve o gün anlatılacak bilgilerin derste de aktarılması bilginin kolayca yerleşmesini sağlar. Belli aralıklarla yapılan tekrar da bilgiyi kalıcılaştırır.

III. Dipnot okuma alışkanlığı kazanma: Hukuk öğrencisi, ders kitaplarında bulunan dipnotları mutlaka okumalıdır. Dipnotlar lüzumsuz yere konulmuş bilgiler değildir. Burada bazen bir yargı kararına, bazen öğreti görüşüne veya bilimsel bir makaleye yer verilmektedir. Bu bilgiler hukuk öğrencisinin hukuk bilgisini, mantığını ve hukuku kavrayışını genişletir. Öğrencinin dipnot okuma alışkanlığını kazanabilmesi için öncelikle konuyu ders kitabından çalışması gerekir. Ders kitabı yerine güvenilir ve sağlıklı olmayan ders notlarından çalışılması uzun vadede öğrenciye yarar değil zarar getirir. Geleceğin nitelikli hukukçuları ancak okuyan, düşünen, sorgulayan, yeni fikirlere açık, vizyon sahibi kişiler arasından çıkabilir. Bu nitelikleri hukukçuya ancak güvenilir, birikimli akademisyenlerin yazdığı ders kitapları verebilir.

IV. Kanunla beraber çalışma: Bir hukuk öğrencisinin ilgili derse kanunsuz çalışması tam anlamıyla bir intihardır. Bir asker için tüfeği ne anlam ifade ediyorsa hukuk öğrencisi için de kanun (ve ilgili ders kitabı) o anlam ifade eder. Sadece ders çalışırken değil, derste de kanun (ve ders kitabı) hazır bulundurulmalı, dersin öğretim üyesi konuyla ilgili kanun hükümlerini anlatırken, öğrenci bunu önünde açık olan kanundan takip etmelidir. Unutulmamalıdır ki, hukukçu her şeyi bilen değil aradığını nerede (mevzuat denizinin neresinde) bulabileceğini iyi bilen kişidir.[2] Kanunla birlikte çalışma, öğrencinin bilgisinin kanuna dayanmasını sağlayacak, böylece ezberci değil, düşünmeye ve sorgulamaya yaslanan bir öğrenme süreci oluşacak, bu da bilginin kalıcılaşmasına katkıda bulunacaktır. Zaten ders kitapları, kanunların bir nevi geniş açıklaması (şerhi) niteliğinde olduğu düşünülmektedir.[3] Öğrenci kanunu esas alarak çalışma yöntemi geliştirdiğinde bilgiye en kısa yoldan ve doğrudan ulaşma becerisine ulaşabilecektir.

V. Madde atıflı kanun kullanmanın yararı: Edinilen kanunlar mümkün olduğunca madde atıflı olmalıdır. İlgili hükümler okunurken, o maddenin altındaki atıflar takip edilmeli ve o maddenin hukuk sistemi içindeki yeri kavranmalıdır. Böylece, çalışılan bir hukuksal kurumun diğer kanunlardaki hükümlerle ilişkisi saptanacağı gibi hukuk sistemine bütünsel açıdan bakma alışkanlığı da kazanılacaktır. Bu, hukuk sisteminin kendi içindeki bütünlüğünün fark edilmesini sağlayacak, aradığı konuyu nerede bulabileceğini bilen ve sisteme kuş bakışı bakma yeteneği kazanmış hukukçuların yetişmesine yardımcı olacaktır.

VI. Çalışma yöntemi: Çalışma yöntemi olarak kimi öğrenciler sadece okuyarak, kimileri anlatarak, kimileri de yazarak çalışma yöntemini tercih eder. Hukuk eğitimi temelde okumaya dayanmış olmakla birlikte sadece okuyarak çalışma yönteminin başka yan unsurlarla desteklenmesi şarttır. Örneğin yazarak çalışmak, anlatarak çalışmak gibi. Deneyimler göstermiştir ki, en azından önemli görülen konuların anlatılarak çalışılması daha verimli sonuçlar doğurmaktadır. Öğrenci bu yöntemde okuduğu ders kitabının sayfalarında kendine göre bir sınırlandırma yaptıktan sonra bir kere okuyup okuduğu kısımları kendi kendine veya bir veya birkaç arkadaş grubuna anlatmalıdır. Akılda kalan kısımlar öğrenci tarafından tekrarlandığında, bilginin çok etkili bir şekilde zihinde kaldığı görülecektir. Kuşkusuz bu yapılırken kanunla çalışma yöntemi de göz ardı edilmemelidir. Bir kez anlatma en az üç kez okumaya bedeldir. İşi mantığıyla öğrenmek, takılınan noktalar üzerinde fikir üreterek ve düşünerek çalışmak en doğru yoldur. Anlatarak çalışmanın bir diğer faydası da birden fazla duyu organının harekete geçmesini sağlamasıdır. Gerçekten de anlatarak çalışılırken hem görme duyuları çalışacak hem de okuma sırasında algılama kapasitesi en yüksek seviyeye çıkacaktır.

VII. Temel derslerin önemi: Hukuk eğitiminin olmazsa olmaz temel dersleri bulunmaktadır ve bu derslerdeki bilgi eksiklikleri, zincirleme olarak diğerlerini etkilemektedir. Kişiden kişiye değişebilmekle birlikte, kanaatimizce bu temel dersler; Roma Hukuku, Medeni Hukuk, Borçlar Hukuku, Anayasa Hukuku, İdare Hukuku ve Ceza Hukuku’dur. Bu dersler hayati öneme sahiptir. Tam bu noktada belirtmek istediğimiz bir diğer önemli ders de hem özel hukuk hem de kamu hukukundan ortak noktalar içeren Hukuka Giriş dersidir. Hukuka Giriş dersi fakülteye yeni kayıt yaptıran ve hukuk ile ilgili henüz pek az şey bilen öğrenciler için çok büyük öneme sahiptir. Bu derste, ilerleyen yıllarda ayrıntılarıyla görülecek olan temel alanların adeta özeti geçilmekte ve temel kavram ve kurumlar öğretilmektedir. Özel hukuk alanında ise kanaatimizce en hayati öneme sahip olan ders Borçlar Genel Hukuku’dur. Borçlar Hukuku ilke ve kuralları özel hukukun anayasası niteliğindedir. Özel hukukta başarılı olabilmenin en önemli koşulu Borçlar Hukuku’nu öğrenmektir.

VIII. Pratik çalışmalara devam: Teorik hukuk eğitimi mutlaka pratik çalışmalarla desteklenmelidir. Teori ve pratik arasındaki kopukluk, bilen ama bildiğini uygulayamayan hukukçu yetiştirir. Bu nedenle mutlaka pratik çalışmalara devam edilmeli, teorik bilginin uygulama içinde kullanılması ve kalıcılaşması sağlanmalıdır. Bu amaçla ders kitapları dışında pratik çalışmalar kitaplarının da edinilmesi ve bu kitaplardan çalışılması öğrenciye katkı sağlar.

IX. Ders kitapları içinde kaybolmamak için bir öneri: Ders kitaplarının içindekiler kısmı en az kitabın ana metni kadar önemlidir. Ders kitapları okunurken, kitabın içindekiler kısmının fotokopisi çekilerek konu başlıklarının takip edilmesi gerekir. Böylece her başlık geçildiğinde kitabın içinde kaybolma riski ortadan kalkar. Hangi başlık altında ne olduğunu, bir alt başlığın hangi konuyla ilişkili olduğunu bilen bir öğrenci konuyu çok daha hızlı ve kolay kavrayacaktır. Böylece, okuyucunun kitabın içinde kaybolması mümkün olmaz ve sistematik bilgisi gelişir. Ayrıca bu yöntemi benimsemekle şematik çalışma alışkanlığı kazanılır. Öğrencinin konuları şemalaştırması algılayışını güçlendirir ve konuların zihnine yerleşmesini kolaylaştırır.

X. Sınav soruları çözülürken dikkat edilecek hususlar: Öğrencinin ilk yapması gereken şey, sorulan sorunun hangi hukuki kurumla ilgili olduğunu saptamaktır. Daha sonra konunun veya kurumun tanımı yapılmalı, varsa unsurları kısaca yazılmalıdır. Son olarak ise somut olaya geçilmeli ve teorik bilgiler somut olaya uyarlanmalıdır. Bilgiler kağıda akla geldiği gibi konuşma diliyle değil hukukçu bakışıyla yansıtılmalıdır.

XI. Derse katılım: İyi bir hukukçu aynı zamanda iyi, doğru ve etkili konuşan bir kişidir. Bu nedenle öğrencinin derslere katılması, derslerde yapılan tartışmalarda görüşünü ifade etmesi, mesleki gelişim açısından çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki, dünyaya gelen kimse bilgilerini doğuştan getirmemektedir. Herkes belirli bir sistemle çalışarak, düşünerek, muhakeme yaparak bilgilerini sağlamlaştırır.

XII. Mesleki yayınlar: Bir hukukçunun kendini yenilemesi kaçınılmaz bir gerçektir. Yayını ve mevzuatı takip etmeyen, okumayan bir kişinin hukuk mesleğinde başarılı olması mümkün değildir. Bu ise yayın ve mevzuat takibini gerektirir. Dolayısıyla hukuk öğrencisi sadece ders kitabıyla bağlı kalmamalıdır.

XIII. Sınavı geçmek için değil öğrenmek için çalışmak: Bir hukuk öğrencisinin en büyük hedefi, not almak değil öğrenmek olmalıdır. Zaten bu amaçla yola çıkıldığında ister istemez not da gelecektir.

XIV. Hukuk sözlüğü ve genel sözlük kullanım alışkanlığı kazanmak: Bir hukuk öğrencisinin fakülteye kayıt yaptırdığı gün alması gereken ilk şey hukuk sözlüğüdür.[4]Gerek genel sözlüklerde, gerek hukuk sözlüklerinde anlamı bilinmeyen bir kavramla karşılaşıldığında sözlüğe bakılmalı, bu arada birkaç dakika bile olsa diğer sayfalar da karıştırılmalıdır. Böylece sözlük okuma alışkanlığı yerleşmelidir.

XV. Hukukçu her şeyi bilen kişi değildir: Hukukçu her şeyi bilen kişi değil, neyi nerede bulabileceğini iyi bilen kişidir. Dört yıllık bir sürece yayılan hukuk eğitiminde özellikle fakültenin başlarında öğrenilen bazı bilgilerin ilerleyen yıllarda unutulması bir telaş yaratmamalıdır; çünkü unutmak da öğrenmek kadar olağan bir süreçtir. Bazı ayrıntılar unutulabilir. Ancak ilgili dersin temel mantığını çözebilmiş bir öğrenci ayrıntıları ne kadar unutursa unutsun bakış açısını kaybetmeyecektir.

XVI. Pratik çalışma kitaplarından faydalanmayı bilmek: Dışarıdan bakıldığında hukuk fakültelerinde kanunların ezberletildiği şeklinde yanlış bir kanı vardır. Bunun daha da ötesinde hukukun bir ezber faaliyetinden ibaret olduğu anlayışı hakimdir. Oysa ki bu görüşler gerçeği yansıtmaz. Hukuk gerçek anlamıyla bir analitik düşünme yeteneğidir. Ezbere değil muhakemeye, düşünmeye, yorum yapmaya dayanan bir disiplindir.

Alman düşünür ve şair Goethe’nin bir sözünü hatırlatmakta fayda vardır: “Yalnız bilmek yetmez, uygulamak da gerek; yalnız istemek yetmez, yapmak da gerek.”

________________________________________

[1] Bu metin, Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Tamer BOZKURT’un hazırlamış olduğu “Hukuk Eğitiminde Ders Çalışma Yöntemleri Üzerine Düşünce ve Öneriler” isimli makalesinin ÖZETİ niteliğindedir.

[2] Kanunla birlikte çalışma yönteminin uygulanışı ve bu konudaki örnekler için Tamer BOZKURT’un makalesine bakınız.

[3] Bu noktada hukukun kanun ile eşdeğer olmadığı, hukukun kanunu da aşan bir anlama sahip olduğu akıldan uzak tutulmamalıdır.

[4] Piyasada pek çok hukuk sözlüğü bulunmakla birlikte, Prof. Dr. Ejder YILMAZ’ın hukuk sözlüğü (Öğrenciler İçin Hukuk Sözlüğü, Yetkin Yayınları) tavsiye edilebilir.

28 Eylül 2026 Pazartesi

ROMA HUKUKU ÖDEVİ HAKKINDA AÇIKLAMA

Arkadaşlar,

1) Ödevinizi el yazınızla okunaklı ve anlaşılır olarak, koyu renkli (siyah, mavi, lacivert vs.) kalemle hazırlayınız. 

2) A4 kağıt kullanınız. Cevap kağıtlarının her iki tarafını kullanabilirsiniz. 

3) İlk sayfanın sağ üst köşesine adınızı, soyadınızı, numaranızı mutlaka yazınız. Ayrıca kapak yapmanıza gerek yoktur. Şeffaf dosya içine koymanıza da gerek yoktur. 

4) Soruları yeniden yazmanıza da gerek yoktur. Sadece cevapları yazınız. 

5) Ödev yapmak zorunlu değildir. 

6) Ödevleriniz 5 puan üzerinden değerlendirilecek ve ödevden aldığınız puanlar, 2027 yılı Ocak ayında yapılacak vize sınavında alacağınız nota ilave edilecektir. 

7) Ödevlerinizi 29 Eylül 2026 Salı günü derste imza karşılığında elden teslim ediniz. Mail veya posta yoluyla ödev göndermeyiniz.

8) Sorular derste çözülecektir. Bu nedenle ödevlerinizin fotokopisini veya fotoğrafını çekmeniz, cevaplarınızı kontrol etmeniz açısından tavsiye edilir. 

9) Ödev metni birden çok sayfadan oluşuyorsa, mutlaka zımbalayınız.   

10) Cevaplarınızı gerekçelendiriniz. Gerekçenizin dayanağı mevzuat, mahkeme içtihadı, doktrin (bilimsel görüşler) olabilir. Soruda şahsi görüşünüz soruluyorsa, sadece şahsi görüşünüzü yazınız.

Derste görüşmek üzere.

Öğr. Gör. Hüseyin Cem ÇÖL 

27 Eylül 2026 Pazar

Roma Hukuku Pratik Çalışma - 1

Aşağıdaki soru 29.09.2026 Salı günü derste çözülecektir. 

 

PRATİK ÇALIŞMA : Evhahibi Esra ile kiracı Kadir arasında 1.1.2026 tarihinde 1 yıllık yazılı kira sözleşmesi yapılmıştır. Bu sözleşmeye göre, kiracı her ayın birinde 20.000 TL olan kira bedelini evsahibinin hesabına yatıracaktır. Kiracı Kadir Ocak, Şubat ve Mart kiralarını zamanında yatırmış, ancak Nisan kirasını yatırmamıştır. 

1) Esra, hangi tarihler arasında alacağını talep ve dava edebilir?

2) Esra, 01.07.2026 tarihinde dava açmış olsa, kira sözleşmesinde bir hüküm olmamasına rağmen, kira alacağı yanında faiz talep edebilir mi?   

3) Esra, 01.07.2026 tarihinde dava açmadan önce, UYUŞMAZLIĞIN ÇÖZÜMÜ AÇISINDAN yapması gereken bir işlem var mıdır? 

4) Esra, 01.07.2031 tarihinde dava açarsa, Kadir borcunu ödemek zorunda mıdır? 

18 Eylül 2026 Cuma

TRÜ HF 1. SINIF ÖĞRENCİLERİNE ROMA HUKUKU DERSİ HAKKINDA AÇIKLAMA

 

TRÜ HF 1. SINIF ÖĞRENCİLERİNE ROMA HUKUKU DERSİ HAKKINDA AÇIKLAMA

 

Arkadaşlar, öncelikle fakültemize ve yeni binamıza hoş geldiniz.

Roma Hukuku dersi hakkında yapacağım açıklamayı dikkatinize sunuyorum:

Ders Günü/Saati/Yeri: Roma Hukuku dersi, Salı günü 15:00-17:00 arasında FHRL01’de yapılacaktır. Derse katılanların imzası alınacaktır. Yönetmelik gereğince, final/bütünleme sınavına girme hakkının kazanılması için öğrencilerin derslerin en az yüzde yetmişine katılmaları gerekmektedir.  

Ders Kaynağı: Dersler, genel eserlerden yararlanarak ve powerpoint formatını kullanarak hazırladığım ROMA HUKUKU ders notlarından işlenecektir. Sınavlarda bu notlardan ve blogda (hukukderslerim.blogspot.com) paylaşılanlardan sorumlusunuz. Ders notunu Konaklar Mahallesi KTÜ D Kapısındaki Göksel Kırtasiye’den satın alabilirsiniz. Derste ders notunuzu mutlaka yanınızda bulundurunuz.

Sınavlar: Sınavlar test, boşluk doldurma, olay çözümleme, kısa cevaplı bilgi ölçme ve/veya verileri hukuk bilgisiyle yorumlama yöntemiyle yapılacaktır.  Derste işlenen tüm konular sınavın kapsamına dahildir. Sınavlardan önceki hafta, sınavın yöntemi ve kapsamı hakkında derslikte ve blogda ayrıca açıklama yapılacaktır. Ayrıca, vize ve final sınav notlarınıza ilave edilmek üzere ödev verilecektir. Ödevlerin kapsamı hakkında derslikte ve blogda açıklama yapılacaktır.

Ödev: Güz döneminin ödevi, Roma Hukuku ders notunda yer alan 19 sorunun çözümlenmesidir. Soruların yer aldığı slayt numarası ve soruların çözümünde kullanılacak ilgili mevzuat aşağıdaki tabloda verilmiştir. Ödevinizi el yazınızla okunaklı ve anlaşılır olarak, koyu renkli kalemle hazırlayınız. A4 kağıt kullanınız. İlk sayfanın sağ üst köşesine adınızı, soyadınızı, numaranızı mutlaka yazınız. Ayrıca kapak yapmanıza gerek yoktur. Soruları yeniden yazmanıza da gerek yoktur. Ödev yapmak zorunlu değildir. Ödevleriniz 5 puan üzerinden değerlendirilecek ve ödevden aldığınız puanlar, 2027 yılı Ocak ayında yapılacak vize sınavında alacağınız nota ilave edilecektir. Ödevlerinizi 29 Eylül 2026 Salı günü derste imza karşılığında elden teslim ediniz. Mail veya posta yoluyla ödev göndermeyiniz. 

No

Sorunun Yer Aldığı Slayt Numarası

İlgili Mevzuat

Soru 1

23

Kat Mülkiyeti Kanunu m.20/1

Soru 2

24

-

Soru 3

29

TMK m.129

Soru 4

30

TMK m.129 ve/veya TMK m.134/1

Soru 5

31

TMK m.129

Soru 6

32

TMK m.129

Soru 7

34

TBK m.81

Soru 8

41

TBK m.207/2

Soru 9

43

TBK m.585, TBK m.586

Soru 10

45

TBK m.90, TBK m.94, TBK m.211

Soru 11

48

TBK m.89

Soru 12

49

TBK m.89

Soru 13

51

TMK m.202 vd.

Soru 14

56

TBK m.91

Soru 15

60

-

Soru 16

85

1982 Anayasası m.96

Soru 17

86

1982 Anayasası m.89/2-3

Soru 18

148

FSEK m.27

Soru 19

153

-

 

Üniversite hayatınızın sağlıklı, huzurlu ve başarılı geçmesini diler, hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlarım. Derste görüşmek üzere...

Öğr. Gör. Hüseyin Cem ÇÖL

Blog: http://hukukderslerim.blogspot.com

Mail: hcemcol@trabzon.edu.tr

Öğrenci Görüşme Günü-Saati-Yeri: Salı günü, 13.00-15.00 aralığı, TRÜ Hukuk Fakültesi 1. Kat 120 Nolu Ofis


TRÜ HF 3. SINIF ÖĞRENCİLERİNE TÜKETİCİ HUKUKU DERSİ HAKKINDA AÇIKLAMA

 

TRÜ HF 3. SINIF ÖĞRENCİLERİNE TÜKETİCİ HUKUKU DERSİ HAKKINDA AÇIKLAMA

 

Arkadaşlar, öncelikle Akçaabat Fatih Kampüsündeki yeni binamızın hepimiz için hayırlı olmasını dilerim.  

Tüketici Hukuku dersi hakkında yapacağım açıklamayı dikkatinize sunuyorum:

Ders Günü/Saati/Yeri: Tüketici Hukuku dersi, Perşembe günü 08:00-10:00 arasında FHRZ04’de yapılacaktır. Derse katılanların imzası alınacaktır. Yönetmelik gereğince, final/bütünleme sınavına girme hakkının kazanılması için öğrencilerin derslerin en az yüzde yetmişine katılmaları gerekmektedir.  

Ders Kaynağı: Dersler, genel eserlerden yararlanarak ve powerpoint formatını kullanarak hazırladığım TÜKETİCİ HUKUKU ders notlarından işlenecektir. Sınavlarda bu notlardan ve blogda (hukukderslerim.blogspot.com) paylaşılanlardan sorumlusunuz. Ders notunu Konaklar Mahallesi KTÜ D Kapısındaki Göksel Kırtasiye’den satın alabilirsiniz. Derste ders notunuzu mutlaka yanınızda bulundurunuz.

Sınavlar: Sınavlar test, boşluk doldurma, olay çözümleme, kısa cevaplı bilgi ölçme ve/veya verileri hukuk bilgisiyle yorumlama yöntemiyle yapılacaktır.  Derste işlenen tüm konular sınavın kapsamına dahildir. Sınavlardan önceki hafta, sınavın yöntemi ve kapsamı hakkında derslikte ve blogda ayrıca açıklama yapılacaktır. Ayrıca, vize ve final sınav notlarınıza ilave edilmek üzere ödev verilecektir. Ödevlerin kapsamı hakkında derslikte ve blogda açıklama yapılacaktır.

Ödev: Vize döneminin ödevi dersin ikinci haftasında duyurulacaktır. Ödevinizi el yazınızla okunaklı ve anlaşılır olarak, koyu renkli kalemle hazırlayınız. A4 kağıt kullanınız. İlk sayfanın sağ üst köşesine adınızı, soyadınızı, numaranızı mutlaka yazınız. Ayrıca kapak yapmanıza gerek yoktur. Soruları yeniden yazmanıza da gerek yoktur. Ödev yapmak zorunlu değildir. Ödevleriniz 5 puan üzerinden değerlendirilecek ve ödevden aldığınız puanlar, vize sınavında alacağınız nota ilave edilecektir. Ödevlerinizi derste imza karşılığında elden teslim ediniz. Mail veya posta yoluyla ödev göndermeyiniz. 

Üniversite hayatınızın sağlıklı, huzurlu ve başarılı devam etmesini diler, hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlarım. Derste görüşmek üzere...

Öğr. Gör. Hüseyin Cem ÇÖL

Blog: http://hukukderslerim.blogspot.com

Mail: hcemcol@trabzon.edu.tr

Öğrenci Görüşme Günü-Saati-Yeri: Salı günü, 13.00-15.00 aralığı, TRÜ Hukuk Fakültesi 1. Kat 120 Nolu Ofis


16 Kasım 2012 Cuma

Akıl Yürütmenin Pratik Çalışmalarda Uygulanması


—  AKIL YÜRÜTME (TASIM) ÖRNEĞİ :
—  Büyük Öncül : Saçı çıkmayana kel denir.
—  Küçük Öncül : Ahmet’in saçı çıkmıyor.
—  Sonuç (Vargı) : O halde, Ahmet keldir.

—  AKIL YÜRÜTMENİN PRATİK ÇALIŞMALARDA UYGULANMASI

—  ÖRNEK 1 :
—  Olay : A, B’nin bankadan aldığı krediye kefil oldu. Kefalet akdinde sorumluluğun müteselsil olup olmadığı belirtilmedi.
—  Soru : B, mütesesil kefil midir? Yani Banka borç muaccel olduğunda doğrudan B’yi takip edebilir mi?
—  Büyük Öncül: TTK’ya göre ticari işlerde kural müteselsil kefalettir. Yani kefaletin türü belirlenmemişse müteselsil kefalet hükümleri uygulanır.
—  Küçük Öncül: Olaydaki kefalet akdi …. nedenlerden dolayı ticari iştir ve kefaletin türü belirlenmemiştir. 
—  Sonuç : O halde B, müteselsil kefildir. Banka borç muaccel olduğunda B’yi takip edebilir.

—  ÖRNEK 2 :
—  Olay : A kiralamak istediği evin camına KİRALIK yazısını asmıştır.
—  Soru : KİRALIK yazısının hukuki niteliği İCAP mıdır?  
—  Büyük Öncül: Bir sözleşmenin kurulabilmesi için gerekli olan irade beyanlarından, zaman itibarıyla önce yapılan, sözleşmenin bütün unsurlarını (esaslı noktalarını) ihtiva eden, karşı tarafın kabul beyanıyla sözleşmenin kurulması sonucunu doğuran, tek taraflı ve varması gerekli irade beyanına “öneri (icap ya da teklif)” adı verilir. İcap, sözleşme yapmaya yönelik bir irade beyanıdır. Bu nedenle ciddi olmalıdır. Yani icabı yapan icabı ile bağlanmak niyetiyle hareket etmelidir. Eğer böyle bir niyet taşımıyor, karşı tarafı icapta bulunmaya sevk etmek için beyanda bulunuyorsa, ortada bir icap değil, icaba (öneriye) davet (bağlayıcı olmayan öneri) vardır. Öte yandan icap, sözleşmenin bütün esaslı noktalarını kapsamalıdır. Eğer irade beyanı sözleşmenin bütün esaslı noktalarını kapsamıyorsa icaptan (öneriden) değil, icaba (öneriye) davetten (TBK. m. 8’in ifadesiyle bağlayıcı olmayan öneriden) söz edilir.
—  Küçük Öncül: Olayda kira akdinin esaslı unsuru olan kira bedeli “kiralık” yazısında belirtilmediğinden, kira bedelinin tespit edilmesinin tarafların karşılıklı görüşmesine bırakıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, ortada icabın koşulları tam olarak gerçekleşmemiştir.
—  Sonuç : O halde, KİRALIK yazısı icap değil icaba davettir.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN ÖNEMLİ NOKTALAR :

1.     Büyük öncül, DOĞRU OLMALI, GENİŞ VE AYRINTILI YAZILMALI ve VARSA YASAL DAYANAKLARI MUTLAKA BELİRTİLMELİDİR. İlgili madde numarası cümle sonunda parantez içinde gösterilebilir ya da cümle başında örneğin “TBK m.402 gereğince” ya da “TBK m.402’ye göre” diyerek belirtilebilir.
2.     BÜYÜK ÖNCÜL YANLIŞSA, SONUÇ YANLIŞ OLUR.
Örnek :
—  Büyük Öncül : Saçı çıkmayana sağır denir.
—  Küçük Öncül : Ahmet’in saçı çıkmıyor.
—  Sonuç (Vargı) : O halde, Ahmet sağırdır.  

3.     KÜÇÜK ÖNCÜLDE, SOMUT OLAYLA BÜYÜK ÖNCÜL ARASINDA DOĞRU BİR BAĞ KURULMALIDIR. KURULAN BAĞ YANLIŞSA SONUÇ DA YANLIŞ OLUR.
Örnek :
—  Büyük Öncül : Saçı çıkmayana kel denir.
—  Küçük Öncül : Ahmet’in kulağı duymuyor.
                   Sonuç (Vargı) : O halde, Ahmet keldir. 

5 Kasım 2012 Pazartesi

Hukuk Tahsilinin Anlamı Ne?



“…Hukuk tahsili, sanıldığının aksine sadece teorik bilgilerin öğrenilmesinden ibaret değildir. Aksine, hukukçunun en belirgin ve karakteristik özelliği olan “hukuk mantığı”, yani hukuki tarzda düşünme alışkanlık ve kabiliyeti hukuk tahsili ile elde edilir. Bu ise, ancak tahsil esnasında araştırma ve araştırma metodlarını öğrenme ile çok okuma sonucunda elde edilebilir. Yoksa, genel kanaatin aksine, bu kabiliyet fakülte sonrası günlük hayatta yaşanılacak tecrübelerle elde edilemez. Bu anlamda, fakülte manasını açıkça hissettiren hoca ve kitap bileşiminden hakkıyla yararlanmadan hukukçu olunabilmesi mümkün değildir. Zira, hukuk öğrencisi hocasından araştırma yapmayı ve teorik bilgilerini pratiğe geçirmenin metodlarını öğrenecek ve ders kitaplarıyla sınırlı olmayan bol okuma faaliyetleriyle de ilmi formasyonunu sağlayacaktır. Binaenaleyh, okumayı öğrenememiş ve hukuk mantığını da tahsili esnasında elde edememiş kimse, diplomasını almış olsa bile, Hukuk tahsili yapmış sayılamaz.”

 Prof.Dr.Rıza AYHAN 

Hukuk Öğrencileri İçin Önemli Olan Ne?


“… Hukuk Fakültesinde her ders kendi konusunda ilkeleri, müesseseleri ve kavramları öğretirken, hukuk öğrencileri için önemli olan, derste verilen bilgiyi ayrıntılarıyla öğrenmek ve hatırda tutmak değil, okunan kitaplardan elde edilen bilgiler yardımıyla ilkelere, müesseselere ve kavramlara hakim olmaktır.” 

Prof.Dr.Rıza AYHAN 

27 Ekim 2012 Cumartesi

İyi Bir Hukukçu Nasıl Olmalıdır?

"... İyi bir adalet, şüphesiz iyi hukukçularla mümkündür. Bir ülkenin hukuk sistemi ne kadar mükemmel olursa olsun, onu uygulayacak bilgi ve yeteneğe sahip hukukçular olmazsa adaletin gerçekleştirilmesi mümkün olmayacaktır. Fakat iyi yetişmiş ve kendini mesleğine adamış hukukçuların bulunduğu bir ülkede, hukuk sistemi mükemmel olmasa da, sistemin eksiklikleri ve zaafları önemli sorunlara yol açmayacaktır. Bunun en güzel örneğini Roma İmparatorluğu'nda görmek mümkündür. Küçük bir şehir devleti olarak kurulan Roma, büyük bir imparatorluğa dönüşünce, Ius Civile'nin hükümleri yetersiz kalmaya başlamıştır. Kanunu değiştirmek kolay olmadığı için iş hukukçulara düşmüş, Roma'nın büyük hukuk dehaları, eskiyen ve ihtiyaçlara cevap veremeyen kuralları, günün ve toplumun ihtiyaçlarına göre yeniden yorumlayarak hakkaniyete uygun çözümler üretmişlerdir. Roma'nın hukuk uygulayıcıları olan Praetor'ların yapmış oldukları katkılar sebebiyle Roma Hukuku gelişerek tüm Avrupa'yı etkilemiştir. Roma Hukukunun bu seviyeye gelmesinin en önemli sebebi, hiç şüphe yok ki, Romalı hukukçulardır.

İyi bir hukukçu nasıl olmalıdır? Bu soruya pek çok doğru cevap verilebilir. Fakat verilebilecek ortak cevaplardan bazıları şunlardır:

i) İyi bir hukukçu iyi bir hukuk bilgisine sahip olmalıdır.
ii) Hukuk kurallarını doğru bir biçimde yorumlayıp olaylara uygulayabilecek hukuk tekniğine sahip olmalıdır.
iii) Önüne gelen karmaşık bir olayı, hakkaniyete uygun bir biçimde çözebilecek hukuk nosyonuna sahip olmalıdır.
iv) Hiç bir etki ve baskı altında kalmadan objektif kararlar verebilmelidir.
v) Mesleğini sevmeli, hukukun üstünlüğüne inanmalı, idealist olmalı, meslekî idealleri kişisel çıkarlarının üstünde olmalıdır.
Bu soruya verilebilecek başka cevaplar da vardır. Örneğin, çağdaş ülkelerdeki gelişmeleri takip edebilmeli ve bunu yapabilecek yabancı dil bilgisine sahip olmalı, düzgün bir Türkçe ile konuşmalı ve yazmalı, insanlarla iyi ilişkiler kurabilmeli, sosyal olmalı, ufku geniş olmalı, entelektüel seviyesi yüksek olmalı gibi...
İdeal bir hukukçunun, bu saydıklarımızın yanı sıra daha pek çok olumlu özelliğe sahip olması gerekmektedir. Fakat acaba Türkiye'deki hukukçuların yüzde kaçı bu özellikleri taşımaktadır? Ya da iyi hukukçu olarak nitelendirilen kimseler bu özelliklerden yüzde kaçına sahiptir? Bunun cevabını vermek oldukça güçtür. Fakat bu sorulara çok olumsuz cevaplar vermek, büyük fedakârlıklarla adalet hizmeti veren değerli hukukçularımıza haksızlık etmek olur. Tozpembe bir tablo çizmek ise, yanlışlarımızı ve hatalarımızı görmememize neden olacağı için, bunları ortadan kaldıracak çözümlerin üretilmesini de engelleyecektir."
Prof. Dr. Şahin AKINCI (Karatay Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı)

NOT : Makalenin tamamını okumak için tıklayınız: http://www.sahinakinci.com/makale3.htm

25 Ekim 2012 Perşembe

Hukuk Eğitim ve Öğretiminin Amacı

"Hukuk eğitim ve öğretiminin amacı, öğrencilere bir bilgi yığını yüklemek değildir; öğrencilerimizi bilgiye erişebilmelerini, muhakeme yapabilmelerini sağlayacak birikim ile donatmaktır. Hukukçu, bilgili olmasının yanı sıra öncelikle ahlâklı, erdemli, hoşgörülü ve geniş kültürlü olmalıdır; insan sevgisiyle dolu olmalıdır."

Prof.Dr.Nami ÇAĞAN (Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı)