15 Temmuz 2026 Çarşamba

Sinema Ruznamesi: Devlet Şerik Kabul Etmez


Yeşilçam sineması mafyayı iyi ve kötü diye ikiye ayırır. İyi mafya, haraç toplar, en fazla sigara kaçakçılığı yapar ama kesinlikle uyuşturucu ticaretiyle uğraşmaz. Öğrenci okutur, evlenecek gençlere yardım eder, fakirleri kollar, muhtaçları unutmaz. Bir tür Robin Hood. Zenginden alıp, fakire verir. Sosyal yardım kuruluşu gibidir. Halktan yanadır. Halk da onlardan. Devletin yapamadığını iyi mafya yapar. Kötü mafya, akla gelebilecek her tür yasa dışı işi yapar, fakirin karşısında, zenginin yanındadır. Bu ayrım, kamu görevlilerini de ikiye böler. Bir kısmı, görevlerini ve yetkilerini kötüye kullanırlar, kötülerin devlet içindeki yardımcısı ve kollayıcısıdırlar. Bir kısmı ise, iyi mafyaya kısmen hoşgörülü yaklaşır, yaptıklarının yasa dışı olduğunu bilirler, hatta son kertede bileklerine kelepçeyi geçirmekten çekinmezler ancak ters kelepçe takmazlar ve en az ceza almaları için uğraşırlar. 

Mafya, şehirdeki eşkıya demek. İyi mafya-kötü mafya ayrımı, köklerini, Osmanlı dönemini konu alan filmlerde iyi eşkıya-kötü eşkıya ayrımında bulur. İyi eşkıya, hem yetkilerini kötüye kullanan devlet görevlilerinin, hem kötü eşkıyanın, hem de halka eziyet eden ağa, eşraf zümresinin karşısındadır. Halkı sömürmez, aksine sömürülen halkın yanındadır.

Bu sabah iki Kartal Tibet filmi izledim. İkisi de 1969 yapımı. İkisi de sıkı filmdi. İzlerken keyif aldım. İlki, yönetmenliğini Yılmaz Atadeniz'in yaptığı Çakırcalı Mehmet Efe. Babası öldürüldüğü için mecburiyetten dağa çıkan iyi eşkıya. İkincisi ise, yönetmenliğini Ertem Göreç'in yaptığı Deli Murat. Önce kötü eşkıyanın yanına sığınan, sonra kötü eşkıyayı ortadan kaldııp dağların tek hakimi olan başka bir iyi eşkıya. Tarık Buğra'nın Küçük Ağa'sı gibi. İkisinde de, nasıl ki polisin iyisi kötüsü varsa, Osmanlı askerinin de iyisi kötüsü var. İlkinde iyi asker Süleyman Turan, kötü asker Reha Yurdakul; ikincisinde iyi asker Önder Somer, kötü asker Hüseyin Baradan. Kötü askerler kalleştir, sözlerine güven olmaz, sonuçta baskın olan güç onlar olduğundan, iş Osmanlıya güven olmaz'a bağlanır. 

Adaleti devlet sağlayamazsa, hatta adaletsizlik devletten kaynaklanıyorsa, halk, kendi içinden adalet savaşçıları çıkarır. Meseleye, devlet katından bakarsan, eşkıyanın iyisi kötüsü olmaz, bunlar adalet savaşçısı değil teröristtir. Çünkü, cezalandırma yetkisi sadece devletindir. Devlet, yetkisini elinden almaya kalkışanları hoş görmez. Devlet, şerik kabul etmez.   

Hiç yorum yok: