11 Ekim 2026 Pazar

6/10/2026 Tarihli Roma Hukuku Dersiyle İlgili İki Açıklama

 

Arkadaşlar,

6 Ekim 2026 tarihinde yaptığım Roma Hukuku dersinde işlenen konularla ilgili iki AÇIKLAMA yapmak istiyorum: 

Birinci: Dersin sonunda bir soru yazdırmış, satıcı ile alıcı arasında elma satışı konusunda sözleşme yapıldığını, ancak elmanın hangi kalite olacağı hususunun kararlaştırılmadığını, bu durumda satıcının orta kalitenin altında elma teslim edemeyeceğini, orta veya yüksek kalite elma teslim etmesi gerektiğini söylemiştim. Bu konudaki yasal düzenleme TBK m.86'dır. TBK m.86'ya göre, "çeşit borçlarında hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça, edimin seçimi borçluya aittir. Ancak borçlunun seçeceği edim, ortalama nitelikten daha düşük olamaz." Bu maddeye göre, çeşit borçlarında taraflar edimi seçmekte serbesttirler. Taraflar ortak bir karar alıp edimi seçmezlerse, seçim tek başına borçlu yapar ancak borçlunun seçeceği edim ortalama nitelikten daha düşük olamaz. Tarafların seçim hakkı olması ve seçim hakkının kullanılmaması durumunda boşluğu kanun koyucunun tamamlaması nedeniyle, TBK m.86, tamamlayıcı hukuk kuralıdır. Derste, bu kuralın yorumlayıcı hukuk kuralı olduğunu söylediğimi hatırlıyorum. Gün sonu yorgunluğı nedeniyle yaptığım bu yanlışı düzeltiyor ve özür diliyorum. Siz de notlarınızı mutlaka düzeltin, çünkü sınavlarda derste yazdırdığım notlardan da soracağım. 

İkinci: 51. slayttaki 13. soruyu derste çözmüştük. Soruda Ahmet’in Didim’de 300.000 TL değerinde bir yazlığının olduğunu, eşinden boşandıklarında Didim’deki yazlığın 3.000.000 TL değerine ulaştığını belirtmiştim. Soruyu cevaplarken bu malın kişisel mal niteliğinde olduğunu, boşanma aşamasında paylaşıma girmeyeceğini belirtmiştim. Birden çok öğrenci, ders bittiğinde, maldaki değer artışı üzerinde eşinin de hakkının olduğunu ifade ettiler. O arkadaşlara, konuya yeniden bakacağımı söylemiştim. TMK m.219/2'de edinilmiş mallar sayılmıştır. Bu maddenin 4. bendinde "kişisel malların gelirleri" edinilmiş mal kapsamına girer. Sorudaki olayda, yazlık kiraya verilmiş olsaydı, kira gelirleri edinilmiş mal olarak kabul edilecekti ve paylaşıma girecekti. Oysa, sorudaki olayda, yazlığın zaman içinde değerinin arttığı belirtilmiştir. 17 yıllık zaman diliminde, yüksek enflasyon ve Türk Lirasının değer kaybı gibi ekonomik etkenler düşünüldüğünde, yazlığın değerinin artmadığı sadece değerini koruduğu bile söylenebilir. Dolayısıyla, Ahmet'in yazlığı kişisel maldır ve maldaki değer artışı da kişisel mal kapsamındadır, paylaşıma girmez. 

İyi günler dilerim. 

Öğr. Gör. Hüseyin Cem ÇÖL 

Hiç yorum yok: